KMRT BSRN

"Hiç kimsenin ilgisine ihtiyaç duymadığın gün olgunlaşırsın. Hiç kimseden beklentiye girmediğin gün yara almazsın. Ve hiç kimseye bağımlı kalmazsan kazanırsın." OSHO


Yorum bırakın

Evvel zaman içinde kalbur saman içinde …

Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, pireler berber, develer tellâl iken ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken..

Bir önceki yazımda eskiden üniversite yıllarımda yazdığım bir programımdan bahsetmiştim. Sonrasında o programım bana yine o günleri hatırlattı ve sakladığım tozlu USB klasör rafımdaki diğer uygulamalara da bakmak istedim(en yenisi 2007 tarihli). Klasörümün adı “Nostalji Programlarım” idi. Hala da öyle tabii ki..

Tüm yazdığım programlara hızlı bir bakış attım. Gördüm ki gerçekten çok şeyler yapmışım. Tabii ki günün, zamanın getirdiği görünüm ve öğrenim aşamasında yaptığım eksikliklerimle fakat gene de şunu gördüm ki.. “Ne ekerseniz onu biçersiniz..” O zamanlar bu uygulamaları geliştirirken aslında bugünlere kendimi yetiştirmişim.

Tozlu USB Klasörümdeki nostalji programlarımdan en yenisi 2007 yılında yazılmış, en eskisi ise 2004 yılında pascal programlama dili ile geliştirdiğim siyah ekran bir “Telefon Defteri” uygulamasıdır. Şu zaman da hata veren www.programlama.com sitesinde makale olarak yayınladığım bir uygulama idi. Sitede, 1000 kere okunan yazı sayısı çok azdı. Benimde o zamanlar attığım o uygulama makalesi 1000’li rakamları geçmişti(Demek ki o zamanlar pascal ile uğraşan çok yazılımcı varmış) .

İnsanların faydalanması gerçekten bana ayrı bir haz vermişti. Sanırım o yüzden bu mesleği daha bir ayrı sevdim. Paylaşımcı olmayı da o sebeple seviyorum. Bir kimya mezunu olarak da bu günlere o sayede yazılımcı lakabı ile geldim.

Pascal programlama dilini, aslında programlamanın nasıl bir şey olduğunu öğrendiğim, benim için efsane kitabım.

efsane-pascal -kitabim

pascal-kodlama-ornegi

Ne heyecan ile almıştım. Hala hatırladıkça mutlu oluyorum. Tabii ki mavi ekranda kodlama yapıyorduk. Turbo Pascal 7.1 idi sanırım. Yanlış hatırlamıyorsam.

Kodlama ekranım yukarıdaki gibi idi. Çok hoş dimi !? Dil çıkaran gülümseme Ey gidi günler az hata aramadım o satırlarda.. Gülümseme intellisense mi !? O zamanlar hayal gibi bir şeydi. En azından benim için.. Tabii sonra pencereli uygulamalardan(winforms dediklerimniz) geliştirmek istedim. visual-basic-6.0

visual-basic-6.0-ide

Visual Basic 6.0 ‘a geçtim. Orada da baya bir uğraştıktan sonra şu an ki meşhur IDE ‘miz olan Visual Studio ‘ya geçtim ve sonrası böylece daha bir keyifli geldi. Visual Studio 2003 – 2005 – 2008 – 2010 – 2012 – 2013 şeklinde devamı geldi.

İşte tüm bu yaşanmışlıkları hatırladığım bir gün yaşadım o nostaljik tozlu usb klasöründeki uygulamalarıma baktığımda. Tek tek hepsini Visual Studio 2013’e upgrade ettim. Kısacası o tozlu usb klasörümün tozunu attım. Gülümseme

Ardından belki faydalı olur. Kullananlar olabilir. Ya da öğrencidir. Bir dersinin ödevinde kullanır. Oradan örnek alabilir, daha fazla geliştirebilir, kısacası bir şeyler öğrenebilir umudu ile GitHub – muratbaseren hesabıma aktardım.

 

Uygulamalarım

Visual Studio ile yazmış olduğum uygulamaları GitHub siteme aktardım. Daha eski olanları (VB 6.0 ile yazılmış aşağıdakilere benzer uygulamalar) koymadım.

Okumaya devam et

Reklamlar


Yorum bırakın

Yazılımcının Kilo, Ergonomi ve Spor Sıkıntıları

Bir yazılımcı olarak sporsuz bir hayat gerçekten zor oluyor. Alınan kilolar ne kadar diyet tarzı aksiyonlar ile verilmek istense de pek gerçekleşmiyor. Yani olmuyor. Zaten diyet’i savunan ve mantıklı bir iş olduğunu düşünen biri değilim. Bu konuda okuduğum kitaplardan birinde bilimsel yönleri ile çok güzel bir şekilde diyet’in yanlış ve yapılmaması gereken bir zayıflama yöntemi olduğundan bahsetmiş. (Paul McKenna – Sizi Zayıflatabilirim)

Akla ilk gelen bildiğimiz zayıflatma kitaplarından biri olduğunu düşünmemiz. Fakat ben o kitaplara da karşıyım. Ne kalori hesabı yapmak istiyorum, ne de yiyeceğim besinin miktarının ve cinsinin seçilmesini istiyorum. Normal de böyle kitapları elime bile almam fakat gaflet ve dalalet içinde bulunduğum ve düşünmeden hareket ettiğim bir zaman diliminde, zaman geçsin diye öylesine özet girişini okuduğum bu kitapta, benim düşüncelerimin aynısını görünce gerçekten ilgimi çekti ve düşünmeden aldım. Tabii ki kitabın Uluslararası Best Seller(En çok satanlar) ‘dan biri olmasının da etkisi vardır. Kısacası, sizde benim gibi düşünen biri iseniz ve diyet bana göre değil ! Hatta insanlığa göre bile değil ! diyenlerdenseniz kesinlikle okumanızı tavsiye ederim.

Okumayı pek sevmeyen bir millet olarak, hemen off şimdi kim okuyacak diyenlerden olabilirsiniz. Kitap hiç sıkmıyor. Ayrıca kolay biten bir kitap göründüğü kadar kalın değil. Sayfa kalitesi kalın yapraklı Gülümseme .

Kitapta bahsedilen noktaya gelirsek, önemli olan bir şey yeme alışkanlığınızın sadece hayatta kalma ve metabolizma hızınızı yüksek tutmak amaçlı olmasını. Yediklerinize odaklanmaktan çok nasıl yediğinize ve ne zaman yediğinize odaklanmanızı sağlayan ve beslenme alışkanlığınızı hayat boyu doğru şekilde oluşturmanızı sağlayan ve bu şekilde zayıflamanızı sağlayacak olan bir kitap. Yani şiddetle okunmasını tavsiye ederim.

Bir yazılımcı olarak hayatıma spor’u sokmaya başladım. Çünkü gerçekten sporsuz hayatımın pek iyiye gittiğini söyleyemem. Gün boyu masa başında oturan birisi olarak, bel fıtığı, boyun fıtığı, kilo, stres, ve benzeri gibi şeylerden korkmaya başladım. Bu sebeple bunların hepsini engelleyecek ve insan vücudunun istediği şeyi bende vücuduma verme kararı aldım. Tabii sadece spor ile olmuyor ergonomi de önemli, gün boyu oturduğunuz koltuğunuz, klavye ve fare tutuşunuz, monitör’ünüzün göz hizanızda olması ve benzeri ergonomi listelerini bilirsiniz. Bunlara uyan ya da çoğunlukla uymaya çalışan biriyim.

İlk olarak kendime ortopedik ve her yönden ayarlanabilir bir koltuk aldım. Bel ve omuriliğimi dik tutan, sırt bölgesinde terleme yapmayan, kolçakları olan, klavye ve fare tutuşumu olması gereken şekilde sağlayan, istediğimde 2 dk bile geriye doğru yatırdığımda hem belimi çalıştıran, hem dinlendiren, kafa koyma yeri olan yeri geldiğinde boynu dinlendirebildiğim ve benzeri birçok açıdan kullanışlı bir sandalye alarak işe başladım.

Adore VLT-500-FS-1 Manager Sace Prof.Fonk. Yönetici Koltuğu Siyah Deri

Adore VLT-500-FS-1 Manager Sace Prof.Fonk. Yönetici Koltuğu Siyah Deri

Ofisteki arkadaşlarla beraber araştırmalarımız sonunda yukarıdaki koltukta karar kıldık ve aradığımız özelliklerde olduğunu gördük. Şu anda kullanmaktayız ve harika bir deneyim olduğunu ve tüm ihtiyaçlarımıza cevap verebildiğini söyleyebilirim. Zaten alanların yorumlarından da görebilirsiniz.

Diğer bir ergonomi hedefim monitörlerimi oturma yüksekliğime ve açıma göre ayarlayabileceğim, masa tipi monitör askısı.. Tabii çift monitör kullanan bir yazılımcı olarak, çift kollu olması gerekiyor. Araştırmalarım sonucu o konuda da bir ürün buldum. Hedefim onu da alarak ergonomik açısından sorunu çözmek.

dk-ac-vm22_disgorsel_1

Dark 2 Monitör Destekli Amortisörlü Masa Tipi Ergonomik VESA Mount 13” – 23” LCD Monitör ve TV kolu

Tabii tüm bunların yanında konumuz olan spor ‘a da başlamazsak ayıp olur. İlk başlarda bir salona yazılmayı düşünüyordum. Fakat fiyatlar malum. Onun yerine evimin İstanbul’un merkezinde olmaması sayesinde, bulunduğum yerdeki temiz hava ve bol yürüyüş rotalarını değerlendirme kararı aldım. Koşu ya da yürüyüş .. Hangisi olursa, önemli olan aksiyon almak.

Şimdilik 3 adet farklı rotam var. Yaptığım aktiviteleri, yürüyüş ya da koşu ne olursa; www.runkeeper.com adlı site de açtığım bir hesap altında saklayabiliyorum. Bu site bunun için yapılmış ve her türlü detay düşünülmüş. Rotanızı çizebilirsiniz. Size kilometre hesabı , ortalama hız, yakılan yaklaşık kalori ve benzeri birçok bilgiyi verdiği gibi rapor almanızı ve bilgilerinizi de saklamanızı sağlayan bir servis. RunKeeper profilim burada.. Süper..

 

Running route 3.77km   RunKeeper

 

Running route 4.52km   RunKeeper

 

Running route 4.12km   RunKeeper


Yorum bırakın

Yazılımın Değeri

Yazılımsız bir firma yada bir iş düşünmek artık çok zor. Yazılım kullanmak, bir iş yaparken mecbur olduğumuz bir eylem olmalıdır. Bunun bilincinde olan firmalarda buna göre davranıyor. Piyasadaki çeşitli hazır yazılımları kullanıyor veya kendi işlerine uygun yazılımları geliştirtiyorlar.

Fakat bu ihtiyaçları gidermede kullandıkları kendilerine özel uygulama (yazılım) geliştirtme yönteminde sorunlar başlıyor.

Ne istediğinizi bilmek çok önemli ! Burada uzun uzun hayal kurmaktan bahsetmiyorum. Gerçekten mantıklı ve bilim kurgusal istekler olmamasını kastediyorum. Aksi halde hayal kırıklığı ve tatminsiz kalınacaktır. Çünkü çoğu firma şunu yapıyor. Hayal kurmak bedava olduğu için, insan gibi kendi kendine düşünebilecek düzeyde ve uçuk kaçık şeyler istemeye başlıyorlar. İyi hoş, tamam güzel olabilir. Fakat bunlar ucuz olmayacaktır. Şunu unutmayın, yazılım dünyanın en çok gelir elde eden sektörlerinden ilk 3 ün içindedir. Dolayısı ile hayalinizle doğru orantılı bir bütçe ayırmanızı öneririm. Ya da bütçenize göre hayal de kurabilirsiniz.

Gerçekten ihtiyacınız olan şeylerin hayalini kurun. Sırf olsun diye istemeyin.

Görsel illa önemlidir. Fakat önce elinizde çalışan bir yazılımın olması daha iyidir. Ardından istediğiniz gibi süslersiniz.

Hayalinizdeki yazılımı tasarlarken her asamasında yazılımcınıza danışın. Yapılması maliyeti arttıracak ya da mümkün olmayan noktalarda önceden değişiklik yaparak, oradan etkilenecek kısımları da ona göre hayal edersiniz.

Faydalı olmam umuduyla…

image


Yorum bırakın

Power View ile Kendi Raporlarınızı Hemen Yaratın – Microsoft İş Platformu Hakkında Tüm Yenilikler – Site Home – TechNet Blogs

Power View ile Kendi Raporlarınızı Hemen Yaratın – Microsoft İş Platformu Hakkında Tüm Yenilikler – Site Home – TechNet Blogs.


Yorum bırakın

Asp.Net Mimarisi

Kaynak : Yusuf KaratoprakASP.NET Mimarisi.


Yorum bırakın

2011 Open Source Yıldızları

Özgürce…: 2011 Open Source Yıldızları.


Yorum bırakın

Kurumsal Bir Projede Tuple Tipinin Yeri

Kurumsal Bir Projede Tuple Tipinin Yeri.

Kaynak : YazılımDevi.com